10 Eylül 2007 Pazartesi

DARALMA / GEORGE ORWELL

Türkiye’de daha çok Hayvan Çiftliği (Animal Farm, 1945) ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (Nineteen Eighty-Four, 1949) adlı eserleriyle tanınan Gerorge Orwell, Daralma (Coming up for Air, 1939) adlı romanında geçmişe özlemini ve savaş tehdidi altındaki gelecekle ilgili tedirginliğini anlatır.

Romanın kahramanı George Bowling orta yaşlı, evli ve çocuklu bir sigortacıdır. Kitap, Bowling’in kasvetli yaşamının anlatımıyla başlar. İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermek üzere olduğu yıllardır ve geleceğin belirsizliğinden tedirgin olan Bowling çocukluk anılarına sığınır. Çocukluğunun geçtiği Aşağı Binfield kasabasını, ailesini, kasaba sakinlerini ve nihayet bu insanlarla ilgili anılarını bir bir hatırlar. Çocukluğunun huzurunu keşfeden Bowling, karısından gizli olarak biriktirdiği bir miktar parayı Aşağı Binfield’te kısa bir tatil yapmak için kullanmaya karar verir. Aşağı Binfield’e vardığında karşılaştıkları ise hiç de onun beklediği şeyler değildir.

Orwell, Daralma’da 20. yüzyılın başlarındaki toplumsal değişimleri Aşağı Binfield kasabası örneğinde çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. George Bowling’in kasabanın girişinde düşündükleri bile değişimin çapı konusunda yeterli bir ipucu veriyor:


Bugünlerde hep böyle yapıyorlar fark ettiniz mi? Her yeni kent, mezarlığını kentin eteklerine kuruyor. Toz ol – Gözüme gözükme! Kimse ölümün hatırlatılmasına tahammül edemiyor. Mezartaşları bile aslında aynı öyküyü anlatıyor. Onlara bakılırsa kimse ‘ölmüyor’ da ‘uykuya dalıyor’ veya ‘sonsuz yolculuğuna çıkıyor’. Oysa eskiden böyle değildi. Kilisemizin avlusu kasabamızın düpedüz ortasındaydı, her gün önünden geçer, büyükbabamızın altında yattığı köşeyi, gün gelip kendimizin yatacağı yeri görürdük.

[1]

Ayrıca Bowling’in Birinci Dünya Savaşı ile ilgili anıları da okuyucuyu savaş konusunda düşünmeye zorluyor. Savaşın, savaşan insanlar gözünden kısa bir anlatımını sunuyor.


Sanki devasa bir makine bizi ele geçirmişti. Kendi özgür irademizi kullanma duygumuz kaybolmuş, direnme kavramı diye bir şey kalmamıştı. Eğer insanlar bu hale gelmeselerdi, hiçbir savaş üç aydan fazla sürmez, ordular toparlanıp evlerinin yolunu tutardı.

[1]

* * *
Eserin başarılı bir şekilde çevrildiği söylenebilir. Anlatımdaki akıcılık Türkçe metne yansıtılmış Daralma’da Bowling’in tedirginliği, özlemi ve yaşadığı diğer duygular cümlelerin yapısıyla da etkili bir hissettirilmektedir.

Daralma, konusuyla ve diliyle Orwell’ın Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’e hazırlanma aşaması gibidir. Bu iki klasiğin habercisi olmakla birlikte kendine özgü lezzetiyle de ayrıca okunmaya değer bir eserdir.




[1] Orwell, George. Daralma, İstanbul: İthaki Yayınları, 2004. s.208

2 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Senden daha sıklıkla birşeyler okuyacağım için çok mutluyum, blog alemine hoş geldin canım :)

Bu arada bu kitap uzun bir süredir okuma listemde, okuduktan sonra bir yorum daha yazarım artık:)

Kalipso dedi ki...

Ena elinin değdiği her yeri güzelleştirdiğin gibi burayı da harika düzenlemişsin Senin anlatımınla kitap yorumları okumak inan bundan sonra çok zevkli olacak Takipçinim haberin ola ..:)

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...