14 Mayıs 2009 Perşembe

Yalnızlığım... Yaşamak Zorunda Olduğum Beraberliğimsin...

Kendinizi yalnız hissettiğiniz oldu mu hiç? Muhakkak olmuştur. Peki en fazla ne kadar yalnız hissettiniz kendinizi? Hiçbir şekilde tanımlayamıyorum, sınırlayamıyorum şu anda hissettiğim yalnızlığı…

Ben lisedeyken, bir aile dostumuz “Sen analı babalı öksüzsün” demişti bana. Ben okula gider gelir, ÖSS’ye hazırlanırdım. Annem, rahmetli anneannemin yanındaydı sürekli… Bir o hastanede bir bu hastanede. Ve hep İstanbul’da… Abim ise üniversite okuyordu başka bir şehirde. Babam hemen her hafta sonu kıramayacağı davetler alır, şiir şölenlerine, edebiyat konferanslarına giderdi.

ÖSS’ye bir hafta kala anneannemin doktoru anneme “Sen git kızını şımart biraz sınava girecekmiş madem. Anneni merak etme,” demiş. Annem geldi, pazardan bir kilo kayısı aldı bana. Şımartmak için… Bir kilo kayısıyla şımaracak kadar yalnızdım.

Sonra İstanbul’da bir üniversite kazandım, “Anneme kavuşuyorum” diye sevindim. Kavuşamadım. Bu sefer o hep Çorlu’da, anneannemin başındaydı, ben burada yalnız. Bir sürü insan vardı etrafımda ama ben hep yalnız hissettim kendimi.

İstanbul’a geldiğimden beri iki şey oldu bu yalnızlık hissini kıran… Kendimi yanlarında yalnız hissetmediğim çok az insan oldu. Onların da birçoğuyla görüşemedim adam gibi. Ara sıra telefon işte… Kontör oldukça.

Benim adımı Özlem koymalılarmış bence. Çünkü kendimi bildim bileli birilerini özlüyorum ben. Hem de öyle böyle değil. Ben özleyince feci özlüyorum. Hüngür hüngür özlüyorum…

En sevdiklerim, yanında en rahat ettiklerim hep belli bir mesafede oldular bana. İstediğim zaman göremedim, konuşamadım. Bir arkadaşım oldu sonra, ben ona türlü lakaplar taktım. Çok güzel şeyler paylaştım. Ondan çok şey öğrendim. Bazen kavga da ettim. Hem de bol bol ettim. Ben daha önce hiçbir arkadaşımla kavga etmemiştim. Tuhaf belki ama sonradan düşününce fark ediyorum bunu. Bir şey olunca susuyorum ben. Öyle susup kalıyorum. Karşımdakinin öfkesi geçiyor sonra, ben de sindiriyorum sessizce, devam ediyorum. İlk defa bir arkadaşımla böyle kavgalar ettim ben. Abim ile ettiğim kadar kavga ettim belki. Ailemleyken nasılsa tepkilerim, öyle oldu. O zaman anladım, doğruymuş o söz. İyi dostlar çok kavga ederlermiş.

Hayat tuhaf… En sevdiklerimle hiç dolu dolu zaman geçirememiş ben, bu dostumla bol bol, sık sık görüştüm. 1,5 yıl içinde görmediğim günleri toplasanız bir ay etmez belki. İlk defa bu kadar uzunca bir mola verdi yalnızlığım. Sonra… Sonra bugün onu da özlemeye mahkum edildim. Hem de “Kesin bir dille…” Ben bugün kendimi çok yalnız, çok kimsesiz hissettim. 1,5 yıldır her gün gittiğim, her noktasını ezbere bildiğim mekan saat 17:05 itibariyle birden bire yabancılaştı bana… Arkadaşımı alıp götürdüler… Her gün gördüğüm, her gün dertleştiğim arkadaşımı alıp başka bir yere götürdüler ve imalarla yasakladılar bana orayı…

Ve ben şimdi tanımlayamıyorum, ölçemiyorum içimde git gide büyüyen yalnızlığı…

Hiç yorum yok:

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...