17 Haziran 2010 Perşembe

Yürüyüp Giden Hikâye


Hikâyeler yazıyordum. Ara sıra da şiirler...
Bir gün, biraz daha büyümüşken, götürdüm bir hocama.

"Okurum ama sorularım var," dedi.
"Burda da mı sınav?" dedim.
"Herhalde," dedi.
"Sorun ulan sorun, ben kolay ölmem..."
"Derdin ne?" dedi.
"Ne derdi? Bir şeyim yok elhamdülillah." dedim.
"Öyle değil evladım, neden yazıyorsun yani? Derdin ne?"
"Haaa," dedim.
"Eeee?" dedi.
"Neee?" dedim.
"Söylesene yavrum, derdin ne?" dedi.
"Derdim hikâyem," dedim.
"Hikâyen nedir?" dedi.
"Hikâyesizlik," dedim.
"Nasıl yani?" dedi.
"Yaaa," dedim. "Nasıl oluyormuş?"
"Ne nasıl oluyormuş?" dedi.
"Boşverin," dedim.
"Hikâyen nedir?" dedi.
"Hikâyesizlik," dedim.
"Nedir yani?" dedi.
"Herkesin bir hikâyesi varken hikâyesiz kalmak ne acı hikâyedir, bilir misiniz?" dedim.
"Yani?" dedi.
"Yani," dedim. "Ne bileyim ben. Yazmayı yedi yaşında öğrendim, ilk şiirimi altı yaşımda yazdım. Kendimi bildim bileli yaşıyorum. Kendimi bildim bileli yazıyorum. Ne bileyim ben nedenini."
"Tamam," dedi.
"Neye tamam?" dedim.
"Okurum."
"Neyi?"
"Ya bi' yürü git. Manyak mısın nesin?" dedi.

Ne zamandır bunu demesini bekliyordum. Yürüdüm gittim. Manyak mıyım neyim?

4 yorum:

Hegesias dedi ki...

şahane

ena dedi ki...

Teşekkür ederim...

Mel dedi ki...

Kahkahalara boğuldum :)) Harikasın Ena'mm :*

ena dedi ki...

:))Yaşanmış bir hikayenin içten geçen versiyonudur esasen.. Vermek isteyip içimde patlayan cevaplardır...

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...