15 Eylül 2010 Çarşamba

Çıkar-Avcısı Diploması

Ey siz, insanları çıkarları için kullananlar. Onlara işiniz düştüğünde samimiymiş gibi, kırk yıllık kankanızmış gibi davranıp sağlayacağınız bir fayda olmadığında "stand-by"a aldığınızı sanıyorsunuz ya etrafınızdakileri... Bilhassa "hayır" diyemeyenler en sevdikleriniz ya... Ve herkesi inandırdığınızı sanıyorsunuz ya s...amimiyetsiz samimiyetinize...Komiksiniz lan siz!Nefret ediyorum sizden.

İlkokulda kalem silgi ya da beslenme çantasındaki lezzetli yemekler gibi küçük şeylerden nemalanma arzusuyla başlıyor bu... O amaçla yanaşıyorsunuz. 5'ten sonra, bilhassa lise yıllarında sınav öncesi kopya istemeye dönüyor... Kopya için yak...laşıyorsunuz insanlara... Üniversite yıllarında not istemek için... Sonra... İşte sonrası felaket... Her tür sınır kalkıyor... Siz sömürü eğitimini tamamlamış, üniversite mezunu bir "çıkar-avcısı" olmuşsunuz artık!

İnsanları kategorilere ayırıyorsunuz. Aile ve akrabalar. Sık görüşülen, manevi rahatlama sağlanan dostlar - can sıkarsa şutlanabilir. Yedekte tutulan, ihtiyaç halinde arananlar - "Ay canııımm, ya çok özledim ne zamandır görüşemiyoruz." cümlesiyle giriş yapılabilir. İhtiyaca göre samimiyet dozu ayarlanır. Parça parça verilir. İhtiyaç hali ortadan kalkınca beklemeye alınır. İlişkiler kesilmez. İleride ihtiyaç olabilir ne de olsa yine...

Sanıyorsunuz ki bir zeki sizsiniz. Dünyanın en şahane oyuncususunuz siz. Herkes samimiyetinize inanıyor sanıyorsunuz. Kendi zekanızdan başka her şeyi küçümsüyorsunuz. O kadar salaksınız ki halbuki, göremiyorsunuz... Görmemekte direniyorsunuz... Akan makyaj nasıl kötü durursa yüzde, öyle akıyor yüzünüzden riyakarlık...O samimiyet makyajınızın içine ediyor.

Ey siz, "Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyenler"... Ayı sizsiniz... Köprüyü de ne yapacağınızı bilirsiniz... :))

Hiç yorum yok:

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...