11 Nisan 2011 Pazartesi

Henüz Yazılmamış Bir Hikâyenin Sonu

Ele avuca sığmayan bir deniz olsan kolaydı. Ya da gökyüzü. Varsın uzağı anlatsın yıldızlar. Güneş dokunanı değil sade, bakanı da yaksın.

Sabahın selamı olsaydın ya da. Bir küçük rüzgâr olup esseydin sabahı erkenden karşılayanların saçlarına. Yağmur olup yağsan önce, sonra çamur olsaydın. Bir iz bıraksaydın her paçada kendinden. Gökgürültüsü olsaydın kızdığında. Aniden parlayıp sönen gözlerin yerine şimşekler çaksaydı uzaklarda.

Hepsi bir yana, burnumda sızı olsaydın hiç olmazsa. Ama sen... Sensin işte. Ve ben bunların hepsini taşıyabilirim ama, seni nereye sığdıracağım, hiç bilmiyorum insanım...

1 yorum:

N.Narda dedi ki...

küçük bir kıvrım, küçücük
tek o belli eder içindeki kırıntıyı
benden başkası bilemedi ama
binlerce kavruk kıvrımın arasından onu
ayağındaki çamur izi ayırmazsa da
yüksektekilerin yanına
başı dikliğin gururlu nefesi olsun
Yakınlar uzak,uzaklar yakın olacak nasılsa.

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...