26 Aralık 2011 Pazartesi

Kırıkların Arasından Topladığım Harflerdir

Bazen kendimi dört tarafı alınganlarla çevrili bir ada gibi hissediyorum. Windows'un mayın tarlasında daha çok antrenman yapmış olsaydım keşke. O kadar benziyor ki bazen o insanlarla yaşamak o oyuna.

Oysa alınganlık basbayağı hırsızlıktır. İnsanın gün boyu gıdım gıdım biriktirdiği neşeyi bir saniyede söküp alır içinden. Alınganlık, basbayağı caniliktir, o söküp aldığı neşeyi türlü işkencelerle öldürür.

Dünyanın en işgalci insanlarıdır alınganlar. İsterler ki her zihinde yer işgal etsinler. Etraflarında her kim varsa, her hareketinden her cümlesinden önce aklına onlar gelsin. Bir durup düşünsünler: "Böyle desem alınır mı acaba?" Halbuki mesela mesele hassas bile değildir. "Sudan sebep" denen şeylerin bağımlısı, daimi alıcısıdır alınganlar.

Tek gözleri kör gibidir, kendilerine yorarak görürler olanı biten. Tek gözleri kör gibidir. "Sen" kısmını ilgilendiren hiçbir şey girmez görüş alanlarına. Alınganlık, bir bencillik biçimidir. Karşısındaki insanın yüreğinde tepinip duran, elleriyle rafları, duvarları, dolapları yoklaya yoklaya, devire devire ilerleyen dışarı-körlerdir.  Ve fakat el insaf kardeşim! Kulağınız da mı sağır? Hiç mi duymuyorsunuz kırıp döktüklerinizin sesini?


2 yorum:

Adsız dedi ki...

Nietzsche'in bir sözü vardır bu insanlar için kulanmış olduğu;''Bazı insanlar kendi güneş sistemlerinde yaşarlar;
onları orada ziyaret etmek gerekir.'' ..bence o kadar doğru bir söz ki Ena ,işte bu sürekli alıngan olan insanlarda sadece kendi güneş sistemlerinde hayat olduğunu savunan insanlardır ,dünya hakkında herşeyi bilirler de kendilerinden bi haber yaşarlar...o yüzden bu tür insanlardan itinayla kaçınılmalı diyorum :)))

Adsız dedi ki...

senin bloğuna uğramadan çıkmak istemedim :) sevgiler mutlu yıllar tekrar.... benden kurtulamıycaksın ne yapalım :))

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...