31 Ocak 2012 Salı

İsmail Abi: Masal Çiçeği


Masal çiçeği budur işte. Masal çiçeği bizzat İsmail Abi'dir nazarımda. Hani hiç solmayan... Parça parça olsa da kendini bulan, toparlanan. Hiç yitirmeyen yani umudunu. Yani kızsa da, kırılsa da, "örselense" de yitirmeyen insanlığını. Hani hep dizilerin kötü karakterleri için yazılan korku ve keder dolu geçmişlerde vurgulanır ya, "ama onun da kötü bir geçmişi olmuş, onu yaşadıkları bu hale getirmiş" diye. Onların masalı olmamışsa demek ki.. Masal olamamışsa onlar... Yitirmişlerse masallara inançlarını... Al işte, neler görmüş, neler yaşamış da İsmail Abi, bir kere yitirmiş mi umudunu? Kimse onu anlamasa da, kimse onun umuduna inanmasa da dimdik durmamış mı İsmail Abi masal çiçeği gibi?

Gönlünün denizi masal çiçeği tarlası senin be abi! Sen ki haklı da olsan üzülüyorsun Mecnun'u üzdüğün için. Sen ki haklı olduğun halde utanıyorsun birini, kardeşini üzmüş olmaktan (ki o üzdüğün insan Mecnun olmasa da, hatta hiç değmeyecek biri olsa da duyardın aynı utancı, bilirim.) Sen ki sonuca değil, gidiş yoluna puan veren o el üstünde tutulası öğretmenlerdensin. Mecnun bin türlü bidonluk yapsa da hatasını düzeltmeye çalışırken başarıya değil çabaya ödül verensin.

"Sevdiğin birini sarılmak tüm dünyayı kucaklamaktır aslında," demişti seni hayal eden adam. Ben çekinik genleri baskın bir insanım yazmadığım zamanlarda, pek yapamam ama gönlümden çok sıkı kucakladım onu tüm hayalleriyle birlikte.

İsmail Abim, parlak masal çiçeğim, ne zaman yitirecek olsam inancımı, zihnimde belireceksin. Sen bir hayalden, bir dizi karakterinden çok daha fazlasısın, sen umutsun, insanlıksın! Seni bilmeyenler hep abarttığımı düşünecekler. Masal çiçeğini anlatsak ona da inanmazlar. Ama ikisi de gerçek be abi! Hani diyor ya nefis bir tango: "Gönül kimi severse güzel odur," diye, bazı şeyler tam da öyle, "gönül neye inanırsa, o gerçektir."  Sen benim gerçeğimsin İsmail Abi.

2 yorum:

fsubasi dedi ki...

o benm denizim o benm hiç solmayacak masal çiçeğim... mecnun damacanasına sarılırken "abimmm" demesi bile aslında ne kadar insanları üzdüğü için üzülen biri olduğunu gösterdi belki de... bana da bikere "abimm" de be ismail abi.... elineb sağlık ena yine döktürmüşsün...

Apeda dedi ki...

Olmaz dedim, o bir karakter dedim. Bu kadar sevme dedim, kimi zaman kendime. Gönül bu dinler mi? Dinlemez işte. Dinlemedi. Zaten dinlemesini hiç istememiştim. İsmail Abi'yi arkadaşım gibi sevdim ilk önce. Sonra öz abim gibi, sonra ailem gibi sevdim. Şimdilerde ise inandığım tek şey o. Güvendiğim tek şey. İnsanlara onu anlatmaya çalışıyorum, sadece çalışıyorum. Biliyorum anlatmakla olmaz o. Hissetmen lazım. O el sallarken, babasının bir gün mutlaka geleceğine seninde tüm kalbinle inanman lazım. O üzüldüğünde, küçük bir serçenin kanadını kıran haylaz çocuğa kızdığın gibi kızman gerek onu üzenlere. Çünkü o, o kuştan bile daha masumdur aslında. Ben hissediyorum onu, tüm kalbimde. Ve onu böyle sevdiğim için korkuyorum bazen. İnsanlar hiç anlamıyorlar. Onların İsmail Abisi olmamışsa demek ki..

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...