10 Ocak 2012 Salı

Sedef'si Bir Hüzne Islıkla Yazılanlardır

Ah be Sedef'im... Kalk gel, sana bir çay dökeyim. Çay dökmek, öyle çay ikram etmek, çay ısmarlamak, çay koymak gibi bir şey değildir. Çay dökmek, iç dökmektir biraz. Çay dökmek, biraz ilaç gibidir... Hani taş düşürmek için içilen ilaçlar gibi, yürekten dert dökmek için içilir dökülen çaylar. Sahi, gelsene...

"Sen şanslısın yine," gibi klasikleşmiş cümleler kurmak istemem. Ama içten içe kıskanıyorum da seni galiba. Hani sen sahilde İsmail Abi'nin karşısında öyle bağırdın ya, üst üste, böyle yüreğinden sökülürcesine... Sanki ben rahatladım, o genzime yapışmış balgam sökülmüşçesine... (Tiksinç değilim, doğalım. Sen gömlek yakalarındaki yağlardan bahsederken iyi miydi?) Sonra, yani gerçeğe döndüğümde, başka bir deyişle kendime geldiğimde, yahut daha doğrusu kendimden geçtiğimde, ne bileyim işte, öyle bir vakitte, aniden hastalığımın kronikliğini idrak ettim. Benim ilacım da yok üstelik. İki fıs sıkıp rahatlasak... İşte pazartesiden pazartesiye...

Oysa her hüzünlü yüreğe bir sahil ve bir İsmail Abi tahsis etmeli yetkililer. Ben de sizin sahilinize gelebilir miyim? Bir köşede sessizce dururum. Küçük tüpte çay demler, çay dökerim size. Öyle güzel ki hüznünüz, insanın yüreği kaşınıyor. Hani tatlı tatlı kaşınır ya yaralar. Kaşısan kanayacak ince ince, kaşımasan hep bir rahatsızlık.

Ah be Sedef'im, hadi, İsmail Abi'yi de al gel. O İsmail Abi ki, dünyanın yükünü sırtlanmış, gelsin bir soluklansın. Sahilim yok benim ama yüreğimin içinden usulca akan bir nehir gibi geçen sızılarım var, başında oturur hüzünlü türküler söyleriz birlikte. Olmadı bir ıslık tuttururuz.  Islık, biraz rüzgâr gibidir. İşe yaramaz ama hep iyi gelir. Elinin kesiğine üflemek gibidir biraz da. Yüreğin sızılarını hüzünlü bir melodiye çevirir. Tatlı bir rahatlık. Hani o uykudan hemen önceki hal gibi. Hani masalın en güzel yerinde çöken o rehavet gibi.. Oysa masalları güzel yapan  sadece onlara duyduğumuz inanç. İnanmayan ellerde solar gider masal çiçekleri.

Kalkın gelin işte. Çalın kapımı. Yeterince dağıttınız zaten beni. Hüznünüzün bütün yükü yüreğimde. Gelin de bir çay dökeyim size. Gelin de çaya dökelim derdimizi.


4 yorum:

yılmaz dedi ki...

Ellerinize, yüreğinize sağlık. Sizi yeni keşfettim, Google'da ismail abi gibi bir dost var mı diye arama yaparken.. İyi ki rastlamışım, yazdıklarınızda biraz kendimi, biraz da o aradığım hüznü buluyorum. Ne kadar güzeldir ki, bu karşılaşmanın sebebi İsmail Abi. O'nun hakkındaki yazdıklarınızda içimde olan ama bir türlü kendime bile anlatamadığım duyguları buldum.

Tekrar ellerinize sağlık, takipteyim artık :)

ena dedi ki...

Çok teşekkür ederim efenim:) Okuyan gözlere, anlayan yüreklere sağlık.

İsmail Abi'ye hayali bir karakter diyorlar. Halbuki nasıl da gerçek. Ne çok insan tanıdım, ne çok insan birbirini tanıdı onun sayesinde...

N.Narda dedi ki...

Ena,senin yazıların sayesinde artık izliyorum biliyor musun ? :)
ve gerçekten, yükümü omuzlarına atacağım bir İsmail Abiyi bugün ben de aradım,yarı güler halde izlerken...
Hoşçakal.

ena dedi ki...

Ama hakikaten öyle bir karakter değil mi İsmail Abi? İnsanın dünyaya dair umudunu tazeliyor onu hayal etmek bile:)

Çok sevindim izlemene, sanki benim işimmiş gibi seviniyorum yahu, ne tuhaf:))

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...