Saçma Delisi

Ne susmayı ne de konuşmayı becerebildiği anlar vardır insanın. Sussa da konuşsa da pişman olacağı anlar vardır. Öyle anlarda, genellikle hatalıdır teraziler. Hangi pişmanlık daha ağır çeker, tartamaz. Tartsa da faydası olmaz zaten. En ağır pişmanlık hep yaşanandır.

Şarkılar ne kadar anlayışsız bazen. Bazen de ne kadar şefkatli... Kimsenin anlayamadığı kadar anlar insanı. Şarkılar mı değişken yoksa insan mı?

Bazen o kadar dağınık görünüyor ki kafamın içi, çöp ev diye ihbar edesim geliyor bir şarkıya. Bu harfleri bile nerelerden bulup çıkardım bir bilseniz...

"Paralel evrene inanıyorsun da insanın hayallerinde bambaşka bir yaşam sürmesine neden delilik diyorsun?" diye bir not düşmüşüm bir yerlere... Deli saçması işte... Çay bardaklarının dibinde kalanların döküldüğü bardağa benziyor kafamın için böyle günlerde. Uzaktan çaya benzese de bir çay değil asla...

Böyle günlerde hiç yapmayacağım şeyler yapıyorum. Böyle günlerde hayatta hiç olmadığım kadar umutsuz ve karamsar oluyorum. Sınırları var ama, o sınırların dışına vizesiz çıkarmıyorum. Eskisi kadar çevik de değilim gerçi, kaçakları engelleyemiyorum. Hayallerim, gerçeği surlarından düşüveriyor bir bir. Hayallerim, denize dökülüyor burçlardan...

Saç dökülmesi gibi bir şey hayal dökülmesi. Bir kere başladı mı durduramıyor insan. Sonra bir gün, tesadüfen geçerken bir aynanın önünden hayretle ve kederle bakıyor kelleşmiş ruhuna: "Ben ne ara bu kadar umutsuz bir insan oldum?"

İstanbul surlarının dibinde yetişirmiş en leziz marullar. İnsan bedeniyle beslendiği için toprak, verimliymiş... Benim ruhumun ölü hayallerle beslenen toprağında da güzel harfler biter mi bir gün? 

Yorumlar

zeze dedi ki…
Şarkılar gerçekten de bazen kimsenin anlayamadığı kadar anlar insanı.
''konuşmayı beceremediğimiz için susmayı icad ettik''
Luna dedi ki…
dediğin gibi her şey buralarda.

aşık oluyorum, aşık oldum diyemiyorum. sevmek bile yasak ki, hayal kurmak bunun üzerine deli saçması.

tün bunlara inat, isyan edercesine yastığa başımı koyar koymaz başkaldırıyor beynimin içinde gün boyunca gerilere itelediğim düşünceler, duygular ve niceleri...


insan hayallerinden nasıl vazgeçmek zorunda kalıyor, ve onlar -yani hayaller- nasıl da inatçılar...

p.s: mektubuna başlıyor ama bir türlü devamını getiremiyorum, eğer senin içinde yazacak daha çok kelime birikmişse ve bana ulaşsın istersen. ki onlar ulaştığında benim kıyılarıma, iyi geleceklerinden, ruhumu yatıştıracaklarından eminim, -lütfen hiç durma, iki kelam da olsa yolla!

sevgi ile,
luna.
ena dedi ki…
@zeze en kötüsü de, şarkılara seslenen en güzel cümle yine bir şarkıya ait: "ah bu şarkıalrın gözü kör olsun..."

@şahdamarındaki deli Susmak çoğu zaman konuşmaktan daha etkili bir iletişim biçimi bence.. Daha çok şey anlatıyor bazen... Tam da o yüzden, hani anlaşırsak film biter diye belki, konuşmak giriyor devreye filmin kötü adamı gibi...

@Luna Umutların/hayallerin ortalama yaşam süresi ne kadar da uzun. Bir cinayete kurban gitmedikçe ölmüyorlar ecelleriyle... Halbuki olmasa böyle... Ne bileyim...

Az önce "sonralarımı düşürmüşüm yürürken, ne olacak şimdi?" yazmıştım twitter'a. devamlılık konusunda benim de problemlerim var. Yarım kalmış 3 öykü, 1 roman olmaya çalışan deli saçması ve iki çeviri....
melike dedi ki…
Ölü mü hayal?
Öyle şey mi olur muymuş?
Hayaller;hani bir tek yorganımızın örttüğü ,yastığımızın dokunduğu...Hayaller,biz onlara ölü desek bile daha canlı değil mi leş gerçeklerden? Ayakları da kokuyormuş.(Son cümle çağrışım eseri.)

Ruhunun tatlı hayallerle beslenen toprağından güzel harfler filizleniyor..Sen kökünde olduğun için göremiyorsan demek.
N.Narda dedi ki…
Yazıların giderek daha güzelleşiyor,bunu söyleyebilirim işte. Ve ilk paragraf ayrıca iyi geldi bana... İyi dileklerimi gönderdim şimdi:)
ena dedi ki…
@ N.Narda Ben senin yorumlarını hep mailden görüyorum, girince cevap yazayım diyorum, sonra dalgınlığıma denk geliyor, kalıyor öyle:))
Güzelleşiyor mu sahi? Bana hep giderek daha bölük pörçük yazıyormuşum gibi geliyor. Epeydir bir öykü bile tamamlayamadım misal. Kısacık yazılarda bile bütünlük sağlayamadığımı hissediyorum. Bilmem ki... Hiç şahin görünmüyor bana yavrularım. Gözlükten mi acaba?
Çok teşekkür ederim iyi dilekler için:))