19 Şubat 2012 Pazar

Yara Kaplumbağası

Sanki bembeyaz bir fonun önünde, etrafından zaman ve mekan çalınmış, duruyorum öyle... Beyaz olsa olsa hissizliğin rengidir... Oysa acımam gerekiyordu burada. Tam da burada... Ah, doğru ya, çalmışlardı mekanımı tüm hisleriyle birlikte... Şimdi ben, var mıyım gerçekten?

Yaralarımdan harfler sızıyor. Kırmızı olsalardı bari... Kırmızı, ne de olsa, akışın rengidir. Akmam gerekiyordu sana doğru oysa, en uygun zamanda. Ama zamanım... Zamanım nerede? Yüreğimin duvarındaki saat duruvermiş. Yelkovan sana doğru uzanıyor... Akrebi bende... Ben de diyorum ki ne bu zehir içimde? Kanım da çekilmiş içimden zamanla birlikte... Harfler ne çabuk pıhtılaşıyor...

Zaman durdu, akış durdu, harfler durdu... Ben olduğum yerde duruyor muyum, baksana yüreğine. Büyük bir yara kabuğunun altında olacaktım. Bir zamanlar, yüreğinin kanamalı sahillerinde yaşayan bir yara kamplumbağasıydım...


Hiç yorum yok:

enaryo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...