Paşa'nın Yeri

Aksaray'da, kebapçıların koca tabelaları arasında güçlükle, hatta yalnızca görmeye niyetliyseniz görebileceğiniz dar bir apartman girişinde dururdu bütün gün Paşa. Ara ara yerinde bulamadığınız da olurdu. Mal almaya gidermiş o zamanlarda. Hem apartmana giren çıkanı kontrol eder hem de üzerine bir masa örtüsü attığı plastik ekmek kasasının içinden kaçak sigara satardı.
Uzunca bir zaman memleketten getirttiğim sigaraları içmiştim. Malum, sigaranın fiyatı, uzaya fırlatılan bir roketle yarışacak bir hızla artıp duruyordu ve benim sabit bir gelirim bile yoktu. Sigara stoğum tükendikçe çalışmalarıma hız verip teslim eder, ödeme alırdım. Zamanla memleketten sigara getirmek zorlaştı. Epey zaman bir çıkar yol aramış, sonunda pes etmiştim. Hemen her gün alışveriş yaptığım markette ümitsizce, "En ucuz sigara hangisi ya?" diye sordum bir akşam. "Kaçak!" dedi her gün göre göre evde karşılaşsam şaşırmadan selam vereceğim kasiyer abi. "Onu biliyorum da nerden bulacağız?" deyince az önce anlattığım apartmanı tarif etti. Tam çıkarken de "Bak herkese vermez he, beni Abdül gönderdi de!" diye seslendi arkamdan. Ben böylece tanıdım Paşa'yı. Zamanla rutin olarak görüştüğüm insanlardan birine dönüştü.


(...)

Şehir dışından döndüğüm bir pazar akşamı, tam tezgahını toplarken yakalamıştım Paşa’yı. Halbuki otobüste bankadan para çeker, gider sigaramı alırım diye kurmuştum kafamda. Uzaktan, yazları kapı önüne koyduğu taburesini içeri taşırken görünce onu, bir telaş koştum.
“Benim sigaradan bir karton alıcam da üzerimde para yok şimdi. İki dakikan varsa şuradan çekip geleyim,” dedim.
“Estağfurullah abi, ne demek!” dedi. İçeriden kartonu siyah poşete koyup getirdi. Bana vermeden önce elini cebine atıp bir tomar para çıkardı, iki ellilik çekti içinden. “Bunu da al, yanında bulunsun,” dedi.
“Ha, yok, eyvallah. Bankada var para ya, sen kapıyorsun diye çekmeden alelacele geldim,” dedim bir telaşla. Neredeyse banka cüzdanını filan çıkarıp hesap dökümünü gösterecektim. Öyle bir telaş... Sanki ne olacaksa!

(...)



*Blog yazısı olarak başladım, bir baktım, öykü olmuş. Tamamını da bilahare eklerim bir ara.

Yorumlar